Argo

Argoca-Türkçe Sözlük sitesinden
Argoca (Mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 21:58, 2 Ocak 2012 tarihli sürüm (Reverse22 (Talk) tarafından yapılan değişiklikler geri alınarak, Argoca tarafından değiştirilmiş önceki sürüm geri getirildi.)

(fark) ← Önceki hâli | En güncel hâli (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Şuraya atla: kullan, ara

- Bir meslek ya da topluluk sınıfı arasında kullanılan özel söz. - Mec. Serserilerin, külhanbeyilerin kullandığı söz ya da deyim.

  • Türkçe Sözlük, TDK, s. 53.

Kullanılan ortak dilden ayrı olarak, belirli toplulukların sesbilgisi, yapıbilgisi, sözdizimi ve anlam bakımından özellikler gösteren dili veya sözcük dağarcığı...

  • Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü, Prof. Vecihe Hatiboğlu, 2. baskı, s. 15.

Bir toplumda geçerli genel dilden ayrı, ama ondan türemiş olan, yalnızca belirli çevrelerce kullanılan, toplumun her kesimince anlaşılmayan, kendine özgü sözcük, deyim ve deyişlerden oluşan özel dil.

  • Ana Britanicca Genel Kültür Ansiklopedisi, c. 2, s. 266.

Toplumda belli bir gruba veya sosyal bir sınıfa mahsus olan ve genel dilin koynunda asalak bir kelime hazinesi bulunan konuşma sistemleri.

  • Türk Argosu, Ferit Devellioğlu, 6. baskı, s. 9.

- Aynı meslek veya topluluğa (atölye, okul, kışla vb.) mensub olan şahısların benimsedikleri özel terimlerin bütünü. - Kaba konuşma, kültürsüz ve aşağı tabakanın ağzı.

  • Meydan Larousse, Büyük Lugat ve Ansiklopedi, c. 1, s. 643.

- Başıboşlar, hırsızlar gibi toplum düzeninin dışında kalan kişilerin kendi aralarında kullandıkları özel dil, bu dili belirleyen sözcük ve deyimler. - Aynı meslekten olan kişilerin kendi aralarında kullandıkları özel sözcük ve deyimler.

  • Yazın Terimleri Sözlüğü, Tahir Nejat Gencan-Haydar Ediskun-Baha Dürder-Enver Naci Gökşen, s. 16.

Eskiden, önce esnafın, sonra da dilenci , serseri, külhanbeyi, hırsız, kaçakçı ve genel olarak şerir takımının kendi yaşayış tarzı isteğine uyarak, etrafındakilerin anlayamayacağı bir şekilde ve kendi aralarında konuştuğu aşağılık, özel ve gizli dil.

  • İnönü Ansiklopedisi, c. 3, s. 289.